<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Baba Gıda &#187; soya tüketimi</title>
	<atom:link href="http://www.babagida.com.tr/e/soya-tuketimi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.babagida.com.tr</link>
	<description>Baharatta Güven ve Kalite. Baharat, Soya Üreticisi ve Dağıtımcısı: Baba Gıda</description>
	<lastBuildDate>Tue, 11 Aug 2009 15:13:09 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.3</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Soyanın Sağlıkla İlgili İddiaları Onaylandı</title>
		<link>http://www.babagida.com.tr/soyanin-saglikla-ilgili-iddialari-onaylandi/</link>
		<comments>http://www.babagida.com.tr/soyanin-saglikla-ilgili-iddialari-onaylandi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Oct 2008 22:19:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Soyanın Sağlıkla İlgili İddiaları Onaylandı]]></category>
		<category><![CDATA[Soya]]></category>
		<category><![CDATA[soya bitkisi]]></category>
		<category><![CDATA[soya proteini]]></category>
		<category><![CDATA[soya sosu]]></category>
		<category><![CDATA[soya tüketimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://localhost/babapress/?p=51</guid>
		<description><![CDATA[


Dünyanın                                    saygın kurumlarından biri olan FDA (ABD Tarım             [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;"><br />
</span></p>
<ul>
<li><span style="color: #000000;">Dünyanın                                    saygın kurumlarından biri olan FDA (ABD Tarım                                    Bakanlığı Gıda ve İlaç Dairesi), Soya proteininin                                    Sağlıkla İlgili İddiasını Onayladı</span></li>
</ul>
<ul>
<li><span style="color: #000000;">FDA,                                    kroner kalp hastalıkları riskini önemli ölçüde                                    azaltmak için, her gün 25 gr. Soya proteini                                    tüketilmesini <img src="http://babagida.com.tr/soya/images/soya13.jpg" alt="" width="78" height="78" align="right" />öngörmektedir.</span></li>
</ul>
<ul>
<li><span style="color: #000000;"> Doymuş yağlardan ve kolestrolden düşük bir diyetin                                    yanı sıra, günde, 25 gr. Soya protein tüketilmesinin,                                    kalp hastalıkları riskini azaltacağı görüşü,                                    50 bağımsız araştırmanın sonucu olup Amerikan                                    Gıda ve İlaç Dairesince (FDA) kabul edilmiştir.</span></li>
</ul>
<ul>
<li>FDA,                                    20 Ekim 1999 tarihinde, soya proteini tüketimi                                    ile azalan kroner kalp hastalıkları arasındaki                                    ilişkinin, içeriğinde soya proteini bulunan                                    gıdaların ambalajlarında ve etiketlerinde kullanılmasını                                    onayladığını duyurmuştur. Günde 25 gram soya                                    proteini almak için, içinde 18 gram granül soya                                    proteini (soya kıyması) bulunan bir hamburger                                    yemek ve yarım bardak soya sütü içmek yeterlidir.                                    Bu sağlık önerisinin kabulü ile birlikte, Amerika&#8217;da                                    gıda sanayii soya proteini içeren yeni ürünler                                    üretmeye ağırlık vermeye başlamıştır.</li>
</ul>
<ul>
<li><span style="color: #000000;"> Yakın                                    zamanda soya bünyeli gıda maddelerine duyulan                                    ilginin bu derece artmasındaki nedeni, soyanın                                    sadece kaliteli <img src="http://babagida.com.tr/soya/images/soya14.jpg" alt="" width="78" height="78" align="left" />bir                                    protein kaynağı olması, besin öğeleri içeriğinin                                    iyi olması veya FDA tarafından onaylı bir sağlık                                    önerisine sahip bulunması ile açıklamak</span><span style="color: #000000;"> yetmez. Soyanın önemli ek besin (dietary supplement)                                    gereksinimlerimizden İzoflavonlar&#8217;ı en zengin                                    ve istenilen yapıda içeren tek kaynak olması                                    sebebiyle pek çok kronik hastalık riskini azaltıcı                                    yöndeki etkisi bu ilginin gelişmesindeki en                                    büyük nedendir. Bilim adamları tarafından, 50                                    yıl öncesinden beri varlığı bilinen ve bir tür                                    &#8220;phytochemicals&#8221; yani &#8220;bitki                                    kimyasalları&#8221; olarak adlandırılan izoflavonlar                                    hakkında ancak 90&#8242;lı yıllarda bilimsel yazılar                                    kaleme alınmıştır. Pek çok pytochemicals gibi                                    bitki bünyesinde üretilen izoflavonlar, diğer                                    bitki kimyasallarına kıyasla, doğada, gıda olarak                                    tüketebilen bitki türlerinin çok azında rastlanırlar.                                    Soya, izoflovanların, diğer gıdalarda bulunan                                    bitki kimyasallardan daha yüksek konsantrasyonda                                    bulunduğu tek bitkisel gıdadır.</span></li>
</ul>
<ul>
<li>İzoflavonlara                                    duyulan ilgi pek çok araştırmanın başlamasına                                    neden olmuştur; şüphesiz ki bunların en önemlisi                                    1990 senesinde Ulusal Kanser Enstitüsü&#8217;nün izoflovanların                                    kanseri önleyici potansiyel etkilerini ortaya                                    çıkarmak için başlattığı ve yaklaşık 3 milyon                                    dolara mal olan çalışmalarıdır.</li>
</ul>
<ul>
<li>Araştırmacılar                                    sadece bu etkilerle yetinmeyip, izoflovanların                                    osteoporoziz, kalp hastalıkları ve yüksek tansiyon                                    gibi<img src="http://babagida.com.tr/soya/images/soya15.jpg" alt="" width="78" height="78" align="right" /> diğer hastalıklara olan etkilerini de bulmaya                                    yönelmişlerdir. Soyanın bünyesinde bulunan iki                                    ana izoflavon çeşidi genistein ve daidzein olarak                                    adlandırılırlar. Yapısı itibari ile &#8220;bitkisel                                    östrojen&#8221; (phytoestrogens) olarak isimlendirilen                                    izoflovanlar, aynı östrojen gib davranırlar                                    ve östrojen reseptörlerine bağlanarak östrojenik                                    etkiyi uygularlar.</li>
</ul>
<ul>
<li><span style="color: #000000;"> Bununla                                    beraber etkileri, normal östrojen aktivitesinin                                    binde biri ile onbinde biri kadar olup, son                                    derece düşüktür. Fakat soyalı gıdalar tüketen                                    insanlarda kandaki izoflavon düzeyi, endojen                                    östrogen düzeyinin 10,000 katından daha</span><span style="color: #000000;"> yüksek seviyelere ulaşabilir. İsoflavonların                                    kandaki bu yüksek konsantrasyonu, başta belirtilen                                    ve göreceli bir kavram olarak betimleyebileceğimiz                                    zayıf aktivite durumunu ortadan kaldırır. İzoflavonların                                    sahip olduğu bu eşsiz güç yani <img src="http://babagida.com.tr/soya/images/soya16.jpg" alt="" width="78" height="78" align="left" />östrojenik                                    aktiviteleri benzersiz ve tamamen doğal bu maddelerin,                                    menopoz sonrası kadınlara tatbik edilen östrojen                                    hormonu terapisine potansiyel bir alternatif                                    olarak değerlendirilebileceği yorumunu doğurmuştur.                                    Araştırmalar, ayrıca izoflavonların, kalp hastalıkları                                    ve osteoporoziz (kemik erimesi) gibi rahatsızlıklarda,                                    yaşla beraber oluşan riskleri azaltıcı yönde                                    rol oynadıklarını ve menopoz sonrası ateş basması                                    gibi semptomların giderilmesinde etkili olduklarını                                    ortaya koymuştur. İzoflavonların bu hastalıklara                                    karşı insan vücudunda ne tür bir mekanizma oluşturdukları                                    ile ilgili araştırmalar devam etmektedir.</span></li>
</ul>
<ul>
<li>Bunlarla                                    birlikte, diğer bir durum da izoflavonların                                    endojen östrojen fazlalığına karşı uyguladıkları                                    anti-östrojenik etkileridir. Böylece, isoflavonların                                    göğüs ve endometriyal kanserler gibi hormonlarla                                    ilişkili kanser risklerini azaltıcı yöndeki                                    etkileri de açıklanmış olur. <img src="http://babagida.com.tr/soya/images/soya17.jpg" alt="" width="78" height="78" align="right" /></li>
</ul>
<ul>
<li> Burada önemle belirtmeliyiz ki, izoflavonların                                    insan sağlığına faydaları sadece östrojenik                                    veya antiöstrojenik etkileri ile sınırlı kalmaz.                                    Yapılan yüzlerce çalışma, genistein isimli izoflavonın,                                    hormon ilişkili olsun olmasın pek çok tipteki                                    kanserli hücrenin (örneğin deri, prostat, akciğer,                                    ve kolon kanseri gibi) oluşmasını engellediğini                                    ortaya koymuştur.</li>
</ul>
<ul>
<li>Genistein                                    anormal hücre oluşmasına neden olan enzimlerin                                    aktivitesini ortadan kaldırarak bu etkiyi sağlar.                                    Bu durumu basit bir örnekle netleştirmek gerekirse,                                    1998 yılında A.B.D.&#8217;de her 15 dakikada bir prostat                                    kanserli bir erkeğin ölümünün aksine, soyalı                                    gıdaların tüketimine dayanan diyet alışkanlığı olan Japonya&#8217;da                                    bu oranın Amerika&#8217;dakinin beşte biri olmasıdır.                                    Zengin bir genistein <img src="http://babagida.com.tr/soya/images/soya18.jpg" alt="" width="78" height="78" align="left" />kaynağı                                    olan soyanın, bu derece düşük kanser oranı yakalamada                                    etkisi açıktır. Izoflavonlar soyanın protein içeriği ile birleşir                                    ve gıda sanayiinde geniş kullanım imkanı bulan                                    proteinlerinin faydalarını bir kat daha güçlendirirler.                                    Diyetlerde et proteinin bir bölümünü soya proteini                                    ile değiştirilmesi, özellikle yüksek kolesterol                                    seviyesine sahip kişilerde (240 mg/dl) kandaki                                    kolesterol oranını düşürürken, hem de birey                                    başına günlük alınması gereken 50 mg&#8217;lık izoflavonun                                    bir kısmının karşılanmasını sağlar.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.babagida.com.tr/soyanin-saglikla-ilgili-iddialari-onaylandi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

