Sağlıklı Bir Yaşam İçin Soya

  • Protein kalitesi: Bütün canlılar, hem geliÅŸmeyi sürdürme hem de saÄŸlıklı dokuların bakımını ve sürekliliÄŸini saÄŸlamak için proteine ihtiyaç duyar. Sadece bitkiler ihtiyaç duydukları proteini doÄŸal elementleri kullanarak kendileri üretebilmektedir. Hayvanlar ve insanoÄŸlu bu üretimi gerçekleÅŸtiremediÄŸinden hazır protein kaynakları bularak bunları kendi metabolizmaları içinde dönüştürülmek yolu ile ihtiyaçlarını karşılamak zorundadır.
  • Bu hazır protein kaynakları diÄŸer hayvanlar ve bitkilerdir.
  • Batı dünyasında insan vücudunun günlük ihtiyacını karşılayan proteinler geleneksel olarak et, tavuk, balık, yumurta, süt gibi hayvansal kaynaklarla, pirinç, mercimek gibi bitkilerden elde edilmektedir.
  • Bir insanın vücut ağırlığı açısından incelendiÄŸinde, her kilo için günde en az 0.5 gram protein tüketmesi gerekmektedir. Protein tüketimi, tüketici için herhangi bir sonuç yaratmaksızın üçe katlanabilir, ancak kiÅŸilerin ihtiyacı yaÅŸ, enerji kullanımı, iklim özellikleri gibi birçok nedene baÄŸlı olarak deÄŸiÅŸebilir.
  • Bunun yanısıra, dikkate alınması gereken baÅŸka bir faktör de amino asitlerdir. Amino asitlerin kompozisyonu bir proteinin besin deÄŸerleri olarak uygunluÄŸunu belirler. Amino asitler insan vücudu tarafından üretilemediÄŸi için çeÅŸitli besin kaynaklarından elde edilmek zorundadır. O halde, bir proteinin kalitesini, içerdiÄŸi amino asitlerin kompozisyonu belirlemektedir. Soya fasülyesi amino asit kompozisyonu açısından, yukarıda sayılan diÄŸer gıda maddelerinin yanı sıra et, süt ve yumurta ile karşılaÅŸtırılabilir.
  • Soya proteini, bu amino asitler içinde lysine açısından çok zengin olmakla birlikte yeteri kadar metionin ve sistein içermemektedir. Bu nedenle sadece soya proteinine baÄŸlı bir diyet uzun vadede sorunlara yol açabilir. Bunun yanısıra, buÄŸday unundaki protein soya proteinine göre tam ters yapıya sahiptir: BuÄŸday ununda metionin ve sistein oranları yüksek, lysine oranı düşüktür. %90 buÄŸday unu ile %10 soya unundan oluÅŸan bir karışım insan vücudu için gereken bütün amino asitleri dengeli bir ÅŸekilde ihtiva eden mükemmel bir protein kaynağıdır.
  • Isoffovanlar: Soya fasülyesi, sterol kaynaklı bileÅŸkenler (isoflovanlar) açısından (2-4 mg/gram) zengindir. Soyada en yoÄŸun olarak bulunan iki madde “daidzein” ve “genistein” maddeleridir.
  • Bunlar doÄŸal östrojenden yaklaşık olarak 1000 kat daha az östrojenik güce sahiptir ve bu özellikleri ile baÄŸlantılı olarak birkaç fizyolojik etkisi bulunmaktadır. Et proteininin bir bölümünün soya proteini ile deÄŸiÅŸtirilmesi, özellikle yüksek kolestrol seviyesine sahip kiÅŸilerde (240 mg/dl ve üzeri) kandaki kolestrol oranını düşürmektedir.
  • Kanda yüksek oranda bulunan kolestrol, kalp krizi ve felç durumu ile baÄŸdaÅŸtırılmaktadır. Bu nedenle, kandaki kolestrolü ve daha da önemlisi seyrek yoÄŸunluÄŸa sahip lipid oranını (LDL) düşürmek insan saÄŸlığı için büyük önem taşımaktadır. Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), bu çerçevede soyalı ürünlerde “saÄŸlıklı ürün” ibaresinin kullanımına izin verilmesi üzerinde çalışmalarını sürdürmektedir. Isoflovan ve soya proteinleri osteoporoz (yaşın ilerlemesiyle birlikte kemiklerde meydana gelen erime) riskini azaltmaktadır.
  • Kemik içinde yer alan kalsiyum sürekli bir devinim halindedir, yani kemik matriksinden çıkıp yenilenmektedir. İlerleyen yaÅŸla birlikte bu yenilenme yavaÅŸlar ve etkinliÄŸini yitirir. Bu da yaÅŸlılarda genellikle kalça kırıkları ile sonuçlanan kemik erimesine neden olur. YaÅŸlılarda da görülen kalça kırığı vakalarına, et tüketiminin yoÄŸun olduÄŸu bölgelerde, soyanın temel protein kaynaklarından biri olarak kullanıldığı ülkelere göre çok daha sık rastlanmaktadır. Yapılan çalışmalar, soya proteini tüketen gruplardaki deneklerin, beslenme düzenlerinde soyaya yer vermeyen kontrol grubuna göre kemik yoÄŸunluÄŸunun daha fazla (kemik erimesinin daha az) olduÄŸunu göstermektedir.
  • Ayrıca, soya proteininin menapoz dönemindeki kadınlar üzerinde de olumlu etkileri olduÄŸu gözlenmiÅŸtir. Her gün çeÅŸitli soya ürünlerinden en az 30 gram soya proteini alan deneklerin, menapozda sık olarak görülen ateÅŸ basması gibi ÅŸikayetlerinde kayda deÄŸer bir azalma görülmüştür. Bu kadınlarda soya proteini tüketmeyen kontrol grubundaki deneklere göre, göğüs kanserine yakalanma risklerinin de daha düşük olduÄŸu gözlenmiÅŸtir.
  • Göğüs kanserinin yanısıra, diÄŸer kanser çeÅŸitleri de incelenmiÅŸtir. Bu çerçevede yapılan deneyler, isotlovanların test tüpü içinde kanser hücrelerinin büyümesini engellediÄŸini göstermiÅŸtir. Epidemiolojik araÅŸtırmalar, düzenli olarak soya proteini tüketen toplumlarda prostat ve mide kanserine, protein ihtiyacının büyük bir kısmını hayvansal ürünlerden karşılayan toplumlara oranla daha seyrek rastlandığını göstermektedir.
  • Batı ülkelerinde soya sütü ve yan ürünlerinin (tofu, tempeh vb.) tüketimi gittikçe artmaktadır. Soya filizi de özellikle salataların vazgeçilmez bir parçası haline gelmiÅŸtir. Günümüzde lesitin düzenli olarak kullanılmaktadır.
  • Tam deÄŸerli amino asitler bakımından çok zengin olan ve tüm dünyada çok çeÅŸitli ÅŸekillerde diyette, ve saÄŸlıklı beslenmede yaygın olarak kullanılan soya fasülyesi dünyada 47 ülkede üretilmekte, bu ülkeler arasında Latin Amerika ülkeleri ve Çin çok önemli bir yer tutmaktadır. Amerika BirleÅŸik Devletleri, dünyada en fazla soya üreten ülkedir.
  • Soya proteini çok kaliteli olduÄŸundan hem çocuklar hem yetiÅŸkinler için çok gereklidir. Aynı zamanda inek sütüne karşı allerjisi olanlar için de önemli bir protein kaynağıdır. Soya proteini kolayca sindirilebilir. Kolestrol içermemektedir. Bu yüzden diyette de soya ürünleri kullanılabilir.
  • Soya yağı, bitkisel kökenli bir yaÄŸ olması nedeniyle kolestrol içermez. BilindiÄŸi gibi yalnız hayvani kökenli yaÄŸlar kolestrol içerir. Bunun için özellikle, diyette ve dengeli beslenmede soyanın yeri çok önemlidir. Ayrıca soya yağı linoleic ve linolenic isimli iki adet çok önemli yaÄŸ asidini içerir. Bu yaÄŸ asitlerinin gıdalarla mutlaka alınması gerekmektedir. Çok miktarda doymuÅŸ yaÄŸ içeren gıdaları tüketen kimselerde, kandaki LDL (düşük dansiteli lipoprotein) -ki buna kötü huylu protein de denir- seviyesi artacağından kalp hastalığı riski artmaktadır.
  • Doymamış yaÄŸ asidi yüksek olan soya yağı ile beslenme durumunda ise, kötü huylu protein (LDL) oranının azalmasına yardımcı olunacaktır. Soya lifi kandaki kolestrol seviyesinin azalmasında kan ÅŸekerinin düşmesine yardımcı olmaktadır. AraÅŸtırmalar soya lifi (fiber) kullanan kimselerde kolon kanserine yakalanma riskinin azalmakta olduÄŸunu tespit etmektedir. Soya fasülyesi aynı zamanda zengin bir vitamin ve mineral madde kaynağıdır. Kalsiyum, demir, çinko, fosfor, magnezyum ve B vitaminleri en fazla bulunan vitamin ve mineral maddelerdir.
  • Bu nedenle saÄŸlıklı bir yaÅŸam ve dengeli beslenme için soya ve soyadan yapılan ürünlerin kullanılması önerilmektedir.
  • Soya hakkında yapılan çalışmalar, sahip olduÄŸu özellikler bakımından bu gıdanın kalbi koruduÄŸunu ortaya çıkarmıştır.
  • AraÅŸtırmacılar soyada kalp hastalığını direkt olarak önleyen bileÅŸimleri ayırmışlardır.
  • Soya bazlı bir beslenme, hayvansal gıdalara oranla daha az yaÄŸ içerdiÄŸinden kalbi korumaktadır.
  • Kimi besinler, kandaki kolestrolü artırırken diÄŸerleri kolestrol seviyesini düşürmektedir. Farklı soya çeÅŸitlerinin kan lipid seviyeleri üzerindeki etkisi insanlar ve hayvanlar üzerinde yapılan araÅŸtırmalarla gözlenmiÅŸtir. AraÅŸtırmalar, soyanın kolestrol seviyesi düşüşünde önemli bir yere sahip olduÄŸunu göstermiÅŸtir.
  • AraÅŸtırmalardan birinde, üç ay boyunca düşük yaÄŸ ve düşük kolestrol diyeti uygulanan, yüksek kolestrol hastalarının diyetlerindeki hayvansal proteinler, soya proteinleri ile deÄŸiÅŸtirilmiÅŸtir. 3 hafta sonra bu hastaların kolestrolünde ortalama %21′lik bir düşüş olmuÅŸtur.
  • Benzer bir deney de, yüksek kolestrollü hastalarda soya proteini ile birlikte hergün 500 mg.’lık kolestrol de verilmiÅŸtir. Buna raÄŸmen kolestrol seviyelerinde azalma görülmüştür. Dolayısıyla diyete kolestrolün eklenmesi, soyanın kolestrol seviyesini düşürmesine engel olmamıştır.
  • Soya proteini yoÄŸurt, meyve salatası, çorba ve sos gibi yiyeceklere birkaç çay kaşığı ölçüsünde eklenebilir. Soya proteini meyve suyu ile karıştırılıp içilebilir.
, , , , ,